VADE...

 Eşyaların, evlerin, duvarların, gıdaların miadı vardır. Bazılarının belirteç olarak üzerinde ''son kullanma tarihi'' adı altında beliriverir bu miad. Bazen de gözle görülür şekilde solmaya başlar renkler, delikler, yırtıklar yamalanamaz surete bürünür. Küf kokusu nükseder yuva denilen konumun damarlarına. Katlanılamaz olur. Ben ölüyorum, değiştir ve unut beni diye çemkirir yüzümüze.

 Beden de çürüyüverir yavaş yavaş. İlk bebek kokumuz silinir yavaş yavaş, tenimiz eskir, kartlaşır, mumyalaşır. Kapatıcılarımız ince çizgilere dolar, ağladığımızda alnımızdaki çizgiler derinleşir. Güldüğümüzde kaz ayaklarımız. Dudak kenarında gamze sanılan çizgiler oluşuverir. Eski bir fotoğrafmışçasına eskiriz. Sararırız, dokundukça tiftikleniriz.

 Sigara dumanına sarmalanırız. Bazen rızai, çoğu zaman mecburi. Eskisi kadar iyi nefes de alamayız, nefesimiz de ihtiyarlar. Öksürük olarak kanla bütünleşir, ölümü çiviler sinsi bir verem veya vebaymışçasına hücrelere. Kalp.. ah yok mu o kalp? Acıdan kaçmak ya da acıya koşmak için ilk feda edilen organ. Zaten uzmanlar da söylüyor aman dikkat!!! Çok üzülür, kırılırsanız, sübhanallah damarlara zarar verirsiniz, krize benzer olgular gözlemlersiniz. Korkmayın kalp krizi denmiyor buna, bizzat kalbi kırık olanlardan nam salmış kendileri.

 Reflekslerin de vadesi vardır, bir noktadan sonra el kol tutmaz olur. Çocuklukta fütursuzca yaralanan dizler, sızım sızım sızlar vaziyete bürünür. Yaşlılık derler, kemik erimesi derler de heyecan, tutku, arzu, sevinç, kalp erimesi demeye dilleri varmaz.

 Hisler de ölür ve katili çoğu zaman en güvenip en bağlılık duyduklarımız olur. Bir deney okumuştum, acıyı kademe kademe artırdıkça acı da yok olur, tepkiler süregelemez. Acı bile ölür, kendi kendinin canlı bombası oluverir, ardında yangın yeri ile kendini de kendi elleriyle gömer.

 İnsanların da vadesi vardır. Tıpkı borçlar gibi. Vade dolduktan sonra insan ayıplı olur. Tam vade zamanı ödenmezse bu borç, çıkarılmazsa hayat denen askıdaki uyuşturulmuş süreçten faniler, bedeli ağır olur. Biriken her borç ıstırap olur. Miadı dolan her şey zehir etkisi yaratır. Unutmak ve unutulmak mecburi müesseselerdir....





Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Puzzle Meselesi

Yaş Alıyorum

Ya Bir Sızı Var Zamansız Gelip Giden Belki De Gitmeyen