Bir Puzzle Meselesi
Uzun zaman yazmayınca - ki bendeki uzun kavramı zaman kavramıyla harmanlandığında mesele yazmak olunca oldukça kısa bir dilime tekabül ediyor- zar zor oluşturduğum dengemin kayışı kopma raddesine geliyor. Eskisi kadar tehlikede ve tetikte hissedip boğulmuyorum ama bir takım hatırlatıcılarım hala kafamın tüm loplarında aktif. Kafamda herkesin kafasında olduğu gibi bir hayal evreni var. Bir insanla tamamlanmak istiyorum. Hayatımda kalmayı başarmış insanlar yapbozumun doğru parçaları; kopup gidenler de yedek parçalar bile değil tamamiyle başka birinin hayat hikayesinin yapbozunun parçaları ya da hiçbir yere ait olmayan yanlış basılmış hiçbir yere uymayanlardan. Hayal evrenimdeki parçalar eksik kalınca yanlış parçayı sürekli oturtmaya çalıştım, daha çok çabalarsam olur; belki benim yapbozumun farklı bir karesine aittir diye kendime inat yorulmalarım oldu. Ve küçüklüğümden beri inandığım ve kuvvetli detaycı hafızama tezat olacak şekilde nerden inandırıldığımı hatırlamadığım o yalancı m...