Bir Puzzle Meselesi
Uzun zaman yazmayınca - ki bendeki uzun kavramı zaman kavramıyla harmanlandığında mesele yazmak olunca oldukça kısa bir dilime tekabül ediyor- zar zor oluşturduğum dengemin kayışı kopma raddesine geliyor. Eskisi kadar tehlikede ve tetikte hissedip boğulmuyorum ama bir takım hatırlatıcılarım hala kafamın tüm loplarında aktif. Kafamda herkesin kafasında olduğu gibi bir hayal evreni var. Bir insanla tamamlanmak istiyorum. Hayatımda kalmayı başarmış insanlar yapbozumun doğru parçaları; kopup gidenler de yedek parçalar bile değil tamamiyle başka birinin hayat hikayesinin yapbozunun parçaları ya da hiçbir yere ait olmayan yanlış basılmış hiçbir yere uymayanlardan. Hayal evrenimdeki parçalar eksik kalınca yanlış parçayı sürekli oturtmaya çalıştım, daha çok çabalarsam olur; belki benim yapbozumun farklı bir karesine aittir diye kendime inat yorulmalarım oldu. Ve küçüklüğümden beri inandığım ve kuvvetli detaycı hafızama tezat olacak şekilde nerden inandırıldığımı hatırlamadığım o yalancı mit, batıl inanış olan kabullenmektir yenilmektir mottosu yaşımın adamı olmamayı zorunlu tuttu bana. Ama şu an anlıyorum, akla yatan bana iyi gelecek, beni sakinleştirecek olan bir kabullenme benim yenilgim olamazdı. Vedaları sevmemem beni zehirleyen şeye tutunmamın bahane ya da gerekçesi olmamalıydı. Yanlış olan yanlıştı; birilerinin zihnindeki doğru benim yanlışım olabilirdi. Ve hatta bir topluluk için tek bana yanlış gelen herkesin doğrulaştırdığı da olabilirdi. Benim savaştığım meselenin bir yönü belki de bu dış etkiydi. Benim bir tane hayatım vardı ve yanlış benim için yanlıştı, kabul ediyorum. Bu yenilmek değildir. Ama şu an düşününce, nefes almayı kendime hatırlattığımda -ki ben unuturdum kendi kendime eziyetlerim esnasında hayati olan bu olguyu- ve derin tek bir nefesi ciğerlerime doldurduğumda her şey yerine oturuyor şu sıralar. Ben eksik parçalarımın tamam olacağı günleri beklemekte sakınca ya da yük görmüyorum. Sadece benim için yanlış olan parçaları çöpe atıp unutma cesaretini gün be gün topluyorum ruhumun odacıklarında. Sağlıklı kalmaları için de kendime iyi gelmek zorundayım. Bir insanla tamamlanmak istiyorum demiştim yarım bırakmışım. Beklentimi zamana bıraktım. Benim olan beni bulacaktır yeni inancım. İki kelam yazdım diye nasıl da iyi hissediverdim. Yazmasaydım, ölmezdim belki ama... Ölmek sadece fiziken olan bir şey değildir.
Yorumlar
Yorum Gönder